Bazen bir masa başından kalkıp doğanın kucağına atmak gerekir kendini…
Geçtiğimiz haftalarda, Dostel Makina’nın 30 kişilik beyaz yaka ekibi ve firma yetkilileriyle birlikte Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Teşvikiye Köyü’nden Erikli Yaylası’na uzanan keyifli bir doğa yürüyüşü gerçekleştirdik.
Bu sadece bir yürüyüş değil, aynı zamanda bir nefes alma, kaynaşma ve ekip olma yolculuğuydu.
Köy Kahvesinde Güne Başlamak
Sabahın erken saatlerinde, Teşvikiye Köyü’nün sıcak atmosferinde, köy kahvesinde buluştuk.
Dostel firması tarafından özenle hazırlanan kahvaltılıklar masamızı süslüyor, taze çayın buharı havaya karışıyordu.
Herkesin yüzünde aynı heyecan: doğaya çıkmak, rutinden uzaklaşmak ve birlikte bir gün yaşamak…
“Günün bereketi dostlukla, yolun güzelliği paylaşmakla olur.”
Şelaleler Sessiz, Sonbahar Büyüleyici
Kurak geçen yazın ardından Çifte Şelaleler bu kez gür akmıyordu;
ama doğanın güzelliği, sararan yaprakların renk cümbüşü, toprağın kokusu, sessizliğin dinginliği her şeyi unutturuyordu.
Orada olmak, o anı yaşamak, dostlarla birlikte fotoğraflar çekmek bile başlı başına bir mutluluktu.
Pakitalar Arasında Sonbahar Yürüyüşü
Tamamı orman içi patikalardan oluşan parkurumuzda, yaprakların altında çıtırtılarla dolu bir sonbahar yürüyüşü yaptık.
Kimi zaman sohbete daldık, kimi zaman sessizce doğayı dinledik.
Mevsimin cömert armağanı olan kestaneler toplayarak doğanın sunduğu küçük mutlulukları paylaştık.
Bu yürüyüş, sadece fiziksel bir aktivite değil; ekip olarak bir ritimde yürümenin, aynı hedefe adım adım ilerlemenin de simgesiydi.
Kimi zaman doğa, en iyi takım eğitimini sessizce verir.
“Birlikte yürüyenler, sadece yolu değil; birbirini de tanır.”
Ekip Ruhu, Gülümsemeler ve Doğal Uyum
Dostel ekibi, ilk dakikadan itibaren samimiyetleriyle doğaya uyum sağladı.
Birbirine destek olan, şakalaşan, yeri geldiğinde yorulana el uzatan bir ekip…
O an fark ettim ki; masa başında kurulan iletişim, doğada çok daha güçlü bir bağa dönüşüyor.
Birbirlerini tanıdıkça gülümsemeler büyüdü, adımlar daha uyumlu hale geldi.
Benim için bu etkinlik, yalnızca bir doğa yürüyüşü değil, insanların doğada yeniden birbirine dokunabildiği bir hikayeydi.
Dere Kenarında Lezzetli Bir Final
Parkuru tamamladığımızda bizi Dostel firmasının yemekhane personelleri dere kenarında harika bir sürprizle karşıladı:
mangalda sucuk ekmek!
Yürüyüş boyunca harcadığımız enerjinin ardından o sucuk ekmeğin tadı gerçekten bambaşkaydı.
Doğanın ortasında, birlikte başarmanın mutluluğuyla yenilen her lokma, o günün anlamını daha da güzelleştirdi.
“Doğada paylaşılan bir lokma, şehirdeki en büyük sofradan daha bereketlidir.”
Son Söz: Doğada Başlayan Dostluklar
Dostel Makina ekibiyle bu etkinliği gerçekleştirmek benim için çok değerliydi.
Her biriyle tanışmak, birlikte yürümek, doğada aynı hedefe ilerlemek…
Bu etkinlik, bir şirket etkinliğinden öte bir birliktelik hikayesiydi.
Doğa, insanın iç sesini duymasını sağlar; ama birlikte yürüyenler, o sesi bir ezgiye dönüştürür.
Biz o ezgiyi Erikli Yaylası’nda bulduk.
Ali Kemal Kol — Keşif Defteri’nin Yol Hikayelerinden

Bir yanıt yazın