Press ESC to close

Bir Ustanın Sessizliği, Bir Çırağın Yolculuğu

Hayatta bazı insanlar vardır…
Yol göstermezler, yolu seninle birlikte yürürler.
Anlatmazlar, yaşatırlar.
Ve sen yıllar sonra dönüp baktığında, attığın her sağlam adımda onların izi olduğunu fark edersin.

Benim doğaya attığım ilk adımların yanında bir isim vardı; Yusuf abi.
Ben ona hep “Rotaların Adamı” derim.

19 yaşındaydım.
Doğayı sevdiğimi sanıyordum.
Meğer sadece bakıyormuşum… Görmeyi ondan öğrendim.

Bir ağacın gövdesine dokunduğunda yaşını anlatırdı.
Bir yaprağın rengine bakıp mevsimi söylerdi.
Bir böceği göstersem adını, neden orada olduğunu, hangi rüzgârı sevdiğini bilirdi.

Ben ona içimden başka bir isim daha verirdim;
Doğanın ansiklopedisi.

Ama tozlu raflarda duran bir ansiklopedi değil…
Yürüyen, nefes alan, doğanın içinde seninle ilerleyen bir ansiklopedi.

Bilgisi çoktu, evet.
Ama mesele sadece bilgisi değildi.
Bilgiyi taşıma şekliydi.

Ben bugün doğayı uzun cümlelerle, detaylarla anlatıyorum ya…
O aynı şeyi iki kelimeyle ifade ederdi.
Ben cümle kurardım, o özü söylerdi.

Çünkü bazı insanlar konuşarak değil, duruşuyla öğretir.

Geçtiğimiz günlerde yıllar sonra karşılaştık.
Zaman geçmişti. Hayat farklı yönlere savurmuştu bizi.
Ama doğa yine aynıydı.
Ve o da…

Bir an 20 yıl öncesine gittim.
Yine 19 yaşındaki halimle arkasından yürüyordum sanki.
Adımlarını izliyor, nerede durduğunu anlamaya çalışıyordum. Çünkü o yürürken bile bir şey öğretirdi.

Acele etmezdi.
Dinlerdi.
Sessizliği bile anlatırdı.

“Doğa acele edenlere değil, anlayanlara kendini açar.”


Bunu belki böyle cümleyle söylemedi ama yaşatarak öğretti.

Sosyal medyayı hiç sevmezdi.
Doğayı paylaşarak değil, yaşayarak çoğaltanlardandı.
Anıları telefon galerisine değil, kalbine kaydederdi.

Bugün dönüp baktığımda şunu net görüyorum:
Benim doğada kurduğum cümlelerin temelinde onun sessizliği var.
Benim detaylara olan merakımda onun dikkatli bakışı var.
Benim bugün burada olmamda, o ilk adımların izi var.

“İnsan en çok, hayranlık duyduğu yerden öğrenir.”


Ben doğayı ondan öğrenmedim sadece…
Doğaya nasıl bakmam gerektiğini öğrendim.

Yıllar sonra karşılaştığımız o gün içimden şunu geçirdim;

Bugün attığım her sağlam adımda senin payın var.

Bunu yüksek sesle söylemedim.
Çünkü bazı teşekkürler rüzgâra bırakılır.

Yusuf abi…
Rotaların adamı…
Doğanın ansiklopedisi…

Bir ustanın sessizliğiyle yürüdüm yıllar önce.
Şimdi kendi yolumda ilerlerken anlıyorum ki; çırağın yolculuğu aslında ustasının izini taşır.

Ve ben hâlâ öğrenmeye devam ediyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir