Press ESC to close

Elmalı Köyünden Alıç Yaylasına

Her keşif bir adımla başlar diyerek çıktığım bu yolculukta geçmişten günümüze birçok doğa yürüyüşü ve kültür gezileri yapmış biri olarak yeni bir parkurun içinde buldum kendimi. Bireysel adımlarda daha keyif aldığımı defalarca kez dile getiriyorum.

Çünkü gün senin,

mola senin,

vakit senin ve en önemlisi sen seninsin…

Bu haftaki yeni rotam Elmalı köyünden Alıç yaylasına uzanan bir keşif hikâyesi oldu.

Elmalı köyü Bursa’nın İznik ilçesine bağlı bir köydür. İlçenin önemli bir kültür mirası olarak görülen Ahşap Camisi 1884 yıllarında inşa edilmiş. Elmalı köyü 1800’lerin sonuna doğru Kafkasya’dan gelen göçmenler tarafından kurulmuş bir Gürcü köyü olarak bilinmektedir. Daha önce köy olarak bilinen şimdilerde ise mahalle olarak anılan Elmalı köyünün en önemli değeri Trabzonlu ustalar tarafından yapıldığı söylenen ahşap camisidir.

Yapı güney Marmara bölgesinde ‘çantı’ tekniğiyle tümüyle ahşap ve çivisiz olarak inşa edilmiş tek camidir.  Caminin inşaatı için 193 meşe ağacından 5 cm kalınlığında, 27 – 28 cm genişliğinde kesilen ve uzunlukları değişken olan 226 adet kalas kullanıldığı bilinmektedir. Yapımından itibaren 2004 yılına kadar aralıksız hizmet veren cami, medrese işlevi de görmüştür. 2004 yılında köye yeni bir cami inşa edilmiş, 2013’te eski ahşap cami restore edilmiştir.

Birçok Tekking ve kamp gruplarının ziyaret ettiği bölgeye ilk defa gitmek ve yeni keşiflerime bir yenisini daha eklemek için yola koyuldum.

İnsanların beton bloklar arasına sıkışıp kaldığı bu kaotik zamanda doğada olmak her zaman ilaç gibi geliyor. Bu yeni keşif için wikiloc üzerinden parkuru kaydedip doğanın kalbine doğru yol aldım.

Gölcük üzerinden yaptığım yolculukta doğanın en yalın halini görmek harika bir duyguydu. Kuş seslerinin akustiğinde ilerlerken Elmalı köyü tabelasını gördüm. Aslında km olarak yakın görünse de yolların bozukluğu ve virajlarıyla oldukça bir uzun yolculuk yaptığımı söyleyebilirim. Tarihi miras olarak görülen çivisiz ahşap cami önünde aracımı park ettim. Buranın fotoğraflarını yürüyüş sonunda çekmek isteyerek parkurun başlangıç noktasına doğru ilerledim.

Elmalı köyü içinden başlayan yürüyüşümde ilk etapta patika çıkışlarını geçtim. Nabız kontrolü yaparak küçük adımlar ile yoluma devam ettim. Bölgede gözle görülür şekilde oldukça fazla kiraz ağaçları mevcut. Sanırım buraya bir de kirazların olduğu dönemlerde geleceğim…

Parkur gerçekten görülmeye ve en önemlisi yürünmeye değer. Güzergâh üzerinde birçok yerde kaynak suyu bulmak mümkün. Çoğu zaman orman içi patika yollardan geçilse de, birçok noktada açık alanda yürümek zorunda kalıyorsunuz. Buda özellikle yaz aylarında tepeden vuran güneş ile birçok defa baş başa kalacağınız anlamına geliyor. Bundan dolayı her çeşmede su mataranızı doldurun derim. Güneş kremi ve sinek kovar almanızı öneririm.

Dip not; özellikle ilkbahar ve yaz aylarında doğaya çıkıyorsanız, olabildiğince soft renkler giymeye özen gösterin. Parfüm ve deodorant sıkmak ise yapacağınız en büyük hata olur. Arıların, sineklerin ve böceklerin en çok temas ettiği şeyler şekerli ve kokulu ürünlerdir. Bunu da buradan sizlere anlatmamda fayda var diye düşünüyorum.

Yürüyüşün 9. Kilometresinde bakımsız ve kırık dökük Alıç yaylasının evleri karşıladı beni. Birçok yayla evi kaderine terk edilmiş olsa da görsel bütünlüğü görülmeye kesinlikle değerdi. Yaylada bulunan birçok düzlük alan çadır kampçıları için uygun gibi görünse de beni cezb ettiğini söylemem pek mümkün değil. Yolların her türlü araca uygun olması yaylanın güzel havalarda misafirinin bol olacağı anlamına geliyor. Bu sebeple beni ilgilendiren yönü de parkurun yürümek için güzel olmasıydı. Bu konuda kesinlikle geçer notumu almıştır. Ama kamp için aynı şeyi söylemem mümkün değil. Ama ailelerin kamp yapması için oldukça güvenilir bir böyle olduğunun da altını çizeyim.

Doğası, temiz havası ile kesinlikle görülmeye değer bir yayladır.

Yayladan ayrıldıktan sonra, kaydettiğim parkurda 3 km’lik bir inişle Elmalı köyüne yani başladığım noktaya geldim. Özellikle yayladan iniş yaptığım güzergâhtan köyün kuş bakışı görüntüsü harikaydı.

Parkurun başlangıcı köy içinden geçip yürüyüp çıkışların olduğu, bitişi ise farklı bir noktadan inişlerin olduğu bir yürüyüştü. Toplamında 12 km’lik bir yürüyüşü tamamlayarak keşif defterime yeni bir noktayı daha eklemiş oldum…

Unutmayın; ‘doğa iyileştirir’

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir