Bazı günler vardır; insan sadece yürüdüğünü zanneder ama aslında kendini, arkadaşlığını, dayanışmayı ve ait olduğu yeri bulur. Bugün tam olarak böyle bir gündü. Armasını taşımaktan büyük bir gurur duyduğum Zinde Yaşam Derneği’nin trekking kanadında ekip liderliği yapmanın mutluluğu, hâlâ içimde ilk günkü heyecanla duruyor. Dördüncü yılım olmasına rağmen bu ekip ile yola çıkmanın duygusu hiç eksilmiyor, tam aksine her etkinlikte biraz daha büyüyor.

Bugün, 5. Doğa Yürüyüşü etkinliğimizi, sonbaharın solan renkleri arasında, Marmara’nın Karadeniz’e bakan serin yüzünde, Şile – Korucuköy – Darlık Barajı – Saklıgöl rotasında tamamladık. Doğanın renkleri, havanın dinginliği ve 27 kişilik enerjik yürüyüş ekibimizin uyumu… Her şey kusursuz bir ahenkle birleşti.

Korucuköy’de Başlayan Sessiz Heyecan
Sabahın serinliğinde Korucuköy kahvesinde buluştuk. Çaylarımızı yudumlarken, beraberimizde getirdiğimiz aparatiflerle küçük bir kahvaltı yaptık. Henüz yürüyüş başlamadan ekibin enerjisi, sohbetlerin sıcaklığı ve gözlerdeki heyecan, günün çok güzel geçeceğinin ilk habercisiydi.
Saat 10.40’ta adımlarımızı doğaya bıraktık.
Toprak yollar, stabilize zeminler, ağaçların arasına saklanmış dar patikalar…
Her adım bir renk, her nefes bir anıydı.


“Doğa, insana kendini duymayı öğretir. Kimi zaman sessizliği, kimi zaman rüzgârı…”
Darlık Barajı; Suyun Sesi, Rüzgârın Sözü
Parkurun ilk etabında bizi karşılayan Darlık Barajı’nın muhteşem manzarası, günün atmosferini baştan büyülü bir hâle getirdi. Göle karşı verdiğimiz molalarda çayımızı, kahvemizi yudumlarken sohbetlerimiz suyun sesine karıştı.
Saklıgöl’e doğru ilerlerken sonbaharın renkleri bize eşlik etti:
Sarı, kızıl, kahverengi…
Her yaprak mevsimin son hikâyesini anlatır gibiydi.


“Yolda olmak, bazen gitmekten çok; birlikte yürümeyi bilmektir.”
Saklıgöl’den Final Noktasına; Adımların Ritmi, Ekibin Uyumu
Saklıgöl’den sonra patikalar daha da güzelleşti. Ağaçların içinden kıvrılarak geçen yollar, adımların ritmiyle birleşti. Bugün aramıza yeni katılan arkadaşlar enerjileriyle parkuru canlandırdı, son dört etkinliktir bizimle olan çekirdek yapılanmamız ise stabil dinamizmini yine hissettirdi.

Parkurun sonunda, başlangıç noktasındaki ateş çukurunda toplandık.
Ateşin sıcaklığı, yüzlere vuran kızıllık, kamp sandalyeleriyle kurulan dairesel çember…
Bu alan sadece bir mola değil, bir paylaşma alanıydı.
Günün değerlendirmesi, sohbetler, kahkahalar hepsi bu çemberde birleşti.

Finalde yaptığımız küçük çekilişle Zinde markasının hediyelerini arkadaşlarımıza vermek, günün küçük ama unutulmaz sürprizlerinden biriydi.
Zinde Trekking Yolculuğu; Mevsimlerden Anılara
Geride bıraktığımız dört etkinliği hatırlamak bile bugün içimizi ısıttı:
-
1. Etkinlik: Yalova – Erikli Yaylası (İlkbaharın uyanışı)
-
2. Etkinlik: Sakarya – Karagöl, Acelle, Çardacık Yaylaları (Yazın coşkusu)
-
3. Etkinlik: İznik – Elmalı Köyü & Alıç Yaylası (Yaza vedanın son dokunuşları)
-
4. Etkinlik: Kocaeli – Derince Kuzey Ormanları (Yağmurlu bir masal gibi)
Ve bugün:
5. Etkinlik – Şile / Korucuköy – Darlık Barajı – Saklıgöl (Sonbaharın vedası)
Her etkinlik bir mevsimin ruhunu, bir yolculuğun izini taşıyor.

Teşekkürler | Yüreğimin İçinden Gelenlerle…
Bugün bu güzel günü tamamlarken içimde ayrı bir minnet, ayrı bir sıcaklık var. Çünkü Zinde Trekking benim için sadece yürümek değil; bir arada durmayı, birbirine omuz olmayı, aynı gökyüzünde aynı duyguyu paylaşmayı ifade ediyor. Bu kadar güzel bir yapının içinde yer almak, hele ki ekip lideri olarak bu aileyle yürümek benim için tarif edilemez bir onur.
Bu yüzden teşekkürlerimi de kalbimden geldiği gibi etmek istiyorum.
• Salih Boz
Zinde Yaşam’ın bize sunduğu en büyük şanslardan biri…
Bizim için başkan değil; güven veren, arkamızda dağ gibi duran bir ağabey aslında.
Her etkinlikte hissedilen o sakin güç, o doğru zamanda gelen yönlendirme, o samimiyet…
İyi ki varsın başkanım, iyi ki senin çatında yürüyoruz.
• Alp Usar
Alp abi…
Görev titrinden çok daha fazlasını taşıyan, bulunduğu yere kalbiyle değer katan özel bir insan.
Spor komisyonunun öncülerinden, heyecanımızı paylaşan, enerjisiyle bize güç veren, abiliğiyle yol açan bir destek.
Her etkinlikte hem yanımızda hem arkamızda duran bir gölge gibi…
İyi ki varsın Alp abi, iyi ki bu yolculukta bizimlesin.
• Selda Şengün
Her etkinliğin görünmeyen ama en güçlü omurgası.
Sessiz bir düzen, ince bir titizlik, kusursuz bir hazırlık…
Bütün programların sorunsuz işlemesini sağlayan büyük bir emek.
Varlığın bu yapının en değerli parçalarından biri.
Teşekkür ederim Selda, iyi ki varsın.
• Ekip arkadaşım, artçımız ve dostum Ebru Karaman
Ebru…
Arkamı döndüğümde orada olduğunu bilmek, bu yolculuğu benim için özel kılan en büyük detaylardan biri.
Sempatin, enerjin, toparlayıcı ruhun ve o güzel gülüşün…
Ekipte olmayı güzelleştiren, yürüyüşlere ruh katan şeylerden biri sensin.
İyi ki varsın dostum, iyi ki yan yanayız.
Son Söz | Yol Bitmez, Sadece Yeni Bir Yola Dönüşür

Bugün bir kez daha anladık ki:
Doğa, insanı iyileştiren bir sığınak;
birlikte yürümek ise ruhu yenileyen güçlü bir bağdır.
Sonbaharın son nefesini içimize çekerek tamamladığımız bu yürüyüş, aslında yeni bir yolculuğun başlangıcı. Zinde Trekking ekibi olarak daha büyük bir aileye dönüşüyor, her etkinlikte daha çok güçleniyoruz.
Ve biliyorum ki:
Biz yürüdükçe, yol da bize yürümeye devam edecek.
Bir sonraki etkinlikte, yine aynı heyecanla, aynı dostlukla buluşmak dileğiyle…

Bir yanıt yazın