Press ESC to close

Keremali Gölünün Büyülü Manzarası

Ülkemizde özellikle son yıllarda çadır kampı yapmak oldukça yaygınlaştı. Doğa tutkunu ve kamp severlerin dışında halkımızda da kampçılık günden güne yaygınlaşmakta. Her ne kadar kamp kültürünü aşılamak, doğaya ve canlıya olan saygı konusunda eksik olsak da bir umut diyerek bekliyoruz.

Yıllarca inziva kampları yapmış biri olarak şunu söyleyebilirim ki, sosyal medya sayesinde artık inziva kampı yapılacak yer yok denilecek kadar azaldı. Şöyle ki, inziva kampı için bir çok yer bulunabilir lakin görsel bir bütünlük olarak bunu bulmak neredeyse imkânsızlığa doğru ilerliyor. Çünkü göl manzaralı kamp alanları artık istilaya uğramış durumda. Kalabalığın olduğu kamp yerleri temizlik ve çevre kirliliği anlamında berbat durumda. Özellikle çöp konusunda tamamen bilinçsiz ve eğitimsiz bir toplum olduğumuz gerçeğini her yerde görebiliyorum. Yenilen yemeklerin atıkları, tüketilen içeceklerin şişeleri etrafa atılmış durumda. Sanki yaylalarda gündelik çöp arabası hizmeti varmış gibi herkes çöpünü bırakıp gidiyor.

Bu sebepten ötürü insan kalabalığının olduğu yerler beni pek cezbetmiyor olsa da, görsellik ve rakımdan ötürü hava temizliği sebebiyle bazı yerler vazgeçilmezim olabiliyor.

Keremali Yaylası (Gölü) ya da diğer bir adıyla Göl Yayla, çadır kampı için gerçekten muazzam bir yer diyebilirim. Papatyalar açtığı günden var git çiçekleri kendini gösterdiği güne kadar 3-5 defa kamp yaparım her yıl burada.

  • KAMP ALANINA NASIL GİDEBİLİRİM?

Keremali Yaylası Akyazı İlçe sınırları içerisinde, Çamlıca Gölü ise Hendek İlçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Keremali Dağı, Köroğlu Dağlarının batısında yer alan 1543 m yüksekliğine sahip Sakarya İlinin en yüksek dağıdır. Yayla, adını zirveye yakın bir alanda bulunan türbeden almaktadır.

Keremali Dağının üzerinde dört adet yaylanın bulunduğu platolar yer alır. Keremali Yaylaları, Akyazı ile Hendek İlçeleri arasındadır. Akyazı’ya 17 km, Hendek’e 24 km mesafededir. 1200 mt. ile 1400 mt. yükseklikleri arasında bulunan yaylalarda yayla evleri bulunur. Dağ eteklerinde 1180 mt. rakımında Gölyayla alanında, Çamlıca Gölü yer alır. Yaylalara; doğa yürüyüşü, dağcılık, doğa inceleme, dağ bisikleti, piknik ve foto safari faaliyetleri yapmak amacıyla her yıl ortalama binlerce ziyaretçi gelmektedir.

Akyazı ve Hendek üzerinden iki ayrı yoldan kamp alanına ulaşım sağlayabilirsiniz. Benim yol tavsiyem Hendek üzerindendir. İstanbul-Ankara tem otoyolu üzerinden Hendek sapağından çıktıktan sonra gişeleri geçer geçmez sağdan Çamlıca Köyü yoluna doğru devam edebilirsiniz. Yol üzerinde ülkemizin önemli su fabrikalarının depolarını göreceksiniz. Çamlıca Köyü’ne geldiğinizde burada bulunan köy bakkalından eksik kalan ihtiyaçlarınızı da karşılayabilirsiniz. Bir köy bakkalına rağmen arayacağınız birçok şeyi rahatlıkla bulabilirsiniz. Özellikle köy ekmeğini almanızı tavsiye ederim.

Buradan sonra yaylaya 13 km’lik bir toprak yol sizleri bekliyor olacak. Buraya birçok yolculuk yapmış biri olarak şunu söyleyebilirim ki, yazın kuru havalarda her türlü binek araç ile kamp alanına ulaşabilirsiniz. Ama önceden yağan yağmurlardan etkilenmişse yol binek araçlar için zor olabilir. Bu sebeple kamp alanına ilkbahar yaz ve sonbahar aylarında gitmenizi tavsiye ederim.

 

Dediğim gibi kamp alanı Keremali Yaylası olarak anılsa da Keremali Gölü ve diğer adıyla Göl Yayla olarak bilinmektedir. Keremali Yaylası ise kamp alanının 3 km yukarısındadır.

Kamp alanına geldiğinizde gölün istediğiniz yerinde çadırınızı kurabilirsiniz. Genelde ilk deneyimciler göle en yakın yer olsun sazlıkların dibine kadar inip çadırlarını buraya kuruyor. Bunun dezavantajlarından bir tanesi kurbağa sesleri ve ansızın yanınızdan sıçrayacak kadar size yakın olması. Bu sebeple burasını pek tavsiye etmiyorum. Diğer bir konu ise çadırınızı çok açıkta kurmayın, gece rüzgârı yoğun hissetmekle beraber sabahın ilerleyen saatlerinde gün batana kadar güneşi tepenizde göreceksiniz. Bu kamp sizin için eziyet olabilir. Size önerim göle vardığınızda gölün sol tarafı ve sağ tarafındaki ağaçlıklar altına çadırınızı kurmanız olacaktır.

Ayrıca kamp alanında gölün dibinde ufak tefek ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz küçük bir bakkal mevcut. Ama öyle ekmek temel ihtiyaçlar olarak değil de, daha çok çocuklarınızın abur cubur ihtiyaçları ve içecek ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz bir yer diyelim.

Bölgede kadın erkek ayrı olmak üzere dört gözlü bir wc de mevcut. Temizlik konusunda ise, herkes gerekli hassasiyeti göstermiş olsa yeterli olacaktır. Ayrıca namaz kılmak için mescit de mevcut. Bölgenin birçok alanında çeşmeler olduğu için su sıkıntınız olmayacaktır.

 

  • KAMP ALANINDA NELER YAPABİLİRİM?

Sabah çadırınızın fermuarını açar açmaz sizi harika bir göl manzarası karşılayacak. Çadırınızdan dışarı çıktığınızda derin bir nefes alın çünkü içinize çekeceğiniz temiz hava şehir hayatında soluduğunuz havadan çok farklı olacak. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yayla halkının ördeklerini göreceksiniz. Eğer seviyorsanız doğa yürüyüşüne çıkın, hafif tempolu koşu yapın, bu sizin güne zinde başlamanız için çok iyi bir fırsat olacak. Temmuz ve Ağustos ayında buradaysanız ki kesinlikle bu mevsimleri öneririm. Çünkü yüksek bir bölgede olacağınız için bu aylarda bile sis ve bulut geçişleri görmeniz mümkün olacak bundan dolayı özellikle akşamları oldukça serin oluyor. Çok şanslıysanız bazı geceler harika bir hava ile yıldızları izleyebilirsiniz.

Güzel bir sabah yürüyüşü yaparak zirvede bulunan Keremali Türbesine çıkabilirsiniz. Burada göreceğiniz manzara ise kesinlikle görülmeye değer.

Ayrıca;

Keremali Türbesi ile ilgili çeşitli efsaneler anlatılmaktadır: Anadolu’nun İslamlaşmasında büyük yararlılıklar gösteren yedi kardeş evliyadan dördü ölünce geriye kalan Kerem, Ali ve Hasan bir kayıkla bugünkü Keremali Tepesi’nin eteğine gelirler. Kerem ile Ali kayıktan inmelerine rağmen, Hasan inmez. Diğerleri arkasından “Dur Hasan” diye bağırırlar, ancak Hasan durmaz ve suda kaybolup gider. O günden sonra buraya “Durhasan” denilir.

Sonrasında Kerem ile Ali savaşa savaşa yaralı bir halde tepeye kadar tırmanırlar ve tepede şehit olurlar. Onun için tepeye “Keremali Tepesi” denir. Bugün, çıktıkları yerlerdeki kan ve ayak izleri ile oturup ağladıkları yerler hâlâ bellidir.

Dediğim gibi Temmuzun son demleri ve Ağustos ayında özellikle yağmur yağdıktan bir gün sonra açan güneşle beraber dağ çileği toplayabilirsiniz. Harika tadı ve mis kokusuyla dağ çileği toplamak size hem güzel bir lezzet verecektir hem de keyif alacağınız güzel bir aktivite olacaktır.

Tüm bu güzelliklerimizin nesillerden nesillere taşınması için yapmamız gereken şeyler gerçekten çok basit. Doğaya ve doğada yaşayan tüm canlılara saygı duymayı bilmeliyiz. Çünkü biz onların yaşam alanında misafiriz onlar bizim değil. Bu sebeple orman yangınlarının önüne geçmek için kontrollü olmamız gerekiyor çevreyi temiz bırakmalıyız ki bir sonraki geldiğimizde aynı güzellikleri yaşayalım…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir