
“İnsan doğadan uzaklaştıkça yorulur, doğaya yaklaştıkça kendini yeniden hatırlar.”
Doğanın içinde olmak bazen sadece bir manzaraya bakmak değildir. Bazen toprağa dokunmak, bazen bir ağacın gölgesinde nefes almak, bazen de kuş sesleri arasında yürümektir. İnsan aslında doğanın dışında yaşayan bir canlı değil; onun ayrılmaz bir parçasıdır. Ne zaman bundan uzaklaşsak içimizde tarif edemediğimiz bir eksiklik oluşuyor. Belki de bu yüzden kendimizi en huzurlu hissettiğimiz yerler betonların arasında değil, toprağın kokusunu alabildiğimiz yerler oluyor.
Bu sabah da her pazar olduğu gibi evimiz olarak gördüğümüz Belgrad Ormanı’nda güne merhaba dedik. Sabahın serinliğiyle, ağaçların arasından süzülen güneş ışıkları eşliğinde yürüyüş ve koşu rutinlerimizi tamamladık. Birlikte atılan her adım, edilen her sohbet ve alınan her nefes aslında güne güzel başlamanın küçük ama çok değerli parçalarıydı.
Ancak bugün yalnızca spor yapılan bir gün değildi.

Günün ilerleyen saatlerinde ise daha önceden planlamaları yapılan, Şile’de bulunan Zinde Hatıra Ormanı’nda fidan dikme etkinliği için bir araya geldik. Salih Boz başkanlığında, birbirinden kıymetli yönetim kurulu üyeleri, Zinde’nin dinamik ekibi ve doğaya katkı sunmak isteyen çok değerli katılımcılarla birlikte toprağa umut bıraktık. Her dikilen fidanla birlikte yalnızca bugüne değil, yarınlara da küçük bir iz bırakmanın heyecanını yaşadık.
Son yıllarda yaşadığımız orman yangınları yalnızca ağaçları değil, içimizdeki birçok şeyi de yaktı. Yanan her ormanla birlikte sadece ağaçları kaybetmedik; kuşların yuvalarını, canlıların yaşam alanlarını, gölgeleri ve nefes aldığımız alanları da kaybettik. Ciğerlerimiz yandı derken aslında sadece bir benzetme yapmıyorduk; gerçekten içimiz yandı.

Belki kaybettiklerimizi bir günde geri getirmek mümkün değil. Ama doğaya yeniden nefes olabilmek, küçük de olsa bir katkı sunabilmek artık hepimizin sorumluluğu. Çünkü doğa bizden büyük şeyler istemiyor; sadece ona ait olanı korumamızı bekliyor.
Bugün alınan fidanlarla bu projeye destek veren, katkı sağlayan ve gelip onları kendi elleriyle toprakla buluşturan herkes adına orada olmak çok kıymetliydi. Çünkü bir fidanı toprağa yerleştirirken yalnızca onu toprağa bırakmıyorsunuz. Yıllar sonra gölgesinde dinlenecek insanları, dallarında yuva kuracak kuşları ve daha yeşil bir ülkede büyüyecek çocukları da sessizce geleceğe emanet ediyorsunuz.

Bir fidanın can suyunu verirken düşündüm; belki yıllar sonra burada büyüyen ağaçların altında insanlar dinlenecek, çocuklar koşacak, kuşlar yuva yapacak. Belki biz o günleri görmeyeceğiz ama bugün atılan küçük adımların bir gün büyük gölgelere dönüşeceğini bilmek bile insana çok farklı bir mutluluk veriyor.

Yaklaşık dört buçuk yıldır Zinde Yaşam Derneği’nin elimden geldiğince birçok sosyal aktivitesinde, sosyal sorumluluk projelerinde ve sportif çalışmalarında yer almaya çalışıyorum. Bu süreçte bana en çok sorulan sorulardan biri hep aynı oldu:
“Neden Zinde?”
Aslında bugün yaşadığımız bu etkinlik bunun en güzel cevaplarından biriydi.
Çünkü dışarıdan bakıldığında Zinde birçok kişi için yalnızca bir koşu topluluğu gibi görünebilir. Ama içine girdiğinizde bunun çok daha farklı bir yapı olduğunu anlıyorsunuz. Sağlıklı ve saygılı yaşam anlayışı burada yalnızca söylenen bir cümle olarak kalmıyor; yapılan her işin içinde kendisini gösteriyor.
Sokak hayvanlarına verilen desteklerde, sosyal sorumluluk projelerinde, fidan dikme etkinliklerinde, sportif branşlarda, antrenmanlarda ve insanların hayatlarına dokunan birçok çalışmada bunu hissediyorsunuz.
İşte “Neden Zinde?” sorusunun cevabı tam da burada saklı.
Çünkü bazen insanlar sadece birlikte koşmazlar.
Birlikte yürürler.
Birlikte yorulurlar.
Birlikte üretirler.
Ve bazen de birlikte geleceğe ağaç dikerler.

Ben de böylesine güzel bir ailenin parçası olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum. Özellikle bugün olduğu gibi anlamı büyük bir projede yer almak, toprağa dokunmak, o fidanlara can suyunu vermek ve geleceğe küçük de olsa bir iz bırakmak benim için ayrıca çok değerliydi.
Bu güzel organizasyonda emeği geçen başta Salih Boz başkanımız ve birbirinden değerli yönetim kurulu üyelerine, fidan desteği sağlayan tüm destekçilere, katkılarıyla bu projeye güç veren herkese ve bugün gelip ellerini toprağa değdirerek fidanları gelecekle buluşturan tüm kıymetli isimlere teşekkür ederim. Birlikte atılan küçük adımların, yarın çok daha büyük güzelliklere dönüşeceğine inanıyorum.
“Bazı izler ayaklarla değil, ellerle bırakılır. Toprağa dikilen her fidan da geleceğe bırakılmış sessiz bir imzadır.”


Comments (2)
Sercan Salmansays:
Mayıs 25, 2026 at 6:24 amAli Kemal kardeşim eline yüreğine sağlık.
Toprağa dokunan insanların dünyaya bakışı da başka oluyor.
Bugün dikilen bir fidanın gölgesinde belki biz değil ama çocuklarımız nefes alacak.
Böyle projeler sadece doğaya değil, insanın ruhuna da iyi geliyor.
Emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum.
Sercan Salmansays:
Mayıs 25, 2026 at 6:24 amAli Kemal kardeşim, toprağa dokunan insanların dünyaya bakışı da başka oluyor.
Bugün dikilen bir fidanın gölgesinde belki biz değil ama çocuklarımız nefes alacak.
Böyle projeler sadece doğaya değil, insanın ruhuna da iyi geliyor.
Emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum.